Blog List Pop1
din ve islam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
din ve islam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Temmuz 2014 Cumartesi
IŞİD bir camiyi daha havaya uçurdu.
IRAK'ın Musul kentinde Osmanlı valisi Mustafa Paşa tarafından 1057 hicri yılında inşa edilen Hz. Şit peygamber Camii, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör orgütü tarafından patlatıldı.
Patlama anını sosyal paylaşım sitelerinde paylaşan görgü tanıklarına göre, cami cuma namazından sonra IŞİD militanları tarafından boşaltıldı ve içine bombalar yerleştirilerek uzaktan kumandayla havaya uçuruldu. Patlama anı kameralara yansıdı.
17 Temmuz 2014 Perşembe
Müezzin bağış paralarını cebe indirdi.
Müezzin bağışı ‘cebe indirdi’
Aydın’ın Kuşadası ilçesinde Bayülgen Camii’nde müezzin 47 yaşındaki M.B.’nin cemaatten cuma namazı sonrası ihtiyaçlar için toplanan yardım paralarını cebine koyması, bir vatandaş tarafından kamerayla görüntülendi.
Görüntüde M.B.’nin elindeki karton kutuda biriken paraları sayar gibi yaptığı, ardından etrafa bakınıp kimsenin kendisini izlemediğinden emin olduktan sonra paraları ceketinin iç cebine attığı görüldü.
Aynı işlemi dört kez tekrarlayan ve her defasında paraları farklı bir cebine koyan müezzinin, yardım kutusuna atılan bozuk paraların bir bölümünü de aynı şekilde alması dikkati çekti.
Görevden alınmadı!
Olay sonrası vatandaşlar, kaydettikleri görüntüleri İlçe Müftülüğü’ne iletti. Bunun üzerine M.B., ilk olarak İlçe Müftülüğü’nün emrine alındı. M.B.’nin görevden alınmamasına vatandaşlar tepki gösterdi. İlçe Müftüsü İbrahim Türedioğlu müezzin hakkında soruşturma başlatıldığınısöyledi.
Aydın’ın Kuşadası ilçesinde Bayülgen Camii’nde müezzin 47 yaşındaki M.B.’nin cemaatten cuma namazı sonrası ihtiyaçlar için toplanan yardım paralarını cebine koyması, bir vatandaş tarafından kamerayla görüntülendi.
Görüntüde M.B.’nin elindeki karton kutuda biriken paraları sayar gibi yaptığı, ardından etrafa bakınıp kimsenin kendisini izlemediğinden emin olduktan sonra paraları ceketinin iç cebine attığı görüldü.
Aynı işlemi dört kez tekrarlayan ve her defasında paraları farklı bir cebine koyan müezzinin, yardım kutusuna atılan bozuk paraların bir bölümünü de aynı şekilde alması dikkati çekti.
Görevden alınmadı!
Olay sonrası vatandaşlar, kaydettikleri görüntüleri İlçe Müftülüğü’ne iletti. Bunun üzerine M.B., ilk olarak İlçe Müftülüğü’nün emrine alındı. M.B.’nin görevden alınmamasına vatandaşlar tepki gösterdi. İlçe Müftüsü İbrahim Türedioğlu müezzin hakkında soruşturma başlatıldığınısöyledi.
28 Mayıs 2014 Çarşamba
Müslüman Rahibe Betül Avcı Vatikan'da
Müslüman Rahibe olarak anılan Betül Avcı Vatikan'da yaşadıklarını anlattı. Avcı, dinlerarası diyalogun ne demek olduğunu nasıl yapılması gerektiğine açıklık getirdi.
Avcı "Müslüman olduğumu öğrenince "Suora Musulmana" (Müslüman Rahibe) payesini verdiler. Rahibelerle daha sonra bir espri konusu oldu." dedi.
İşte o röportajdan satır başları...
- Eğitim bursunun yanı sıra size ne tür kolaylıklar sağlandı?
İlk gideceğim zaman, daha sonra üç buçuk yıl boyunca kaldığım yurt önerildi: The Lay Centre at Foyer Unitas. Burası, Roma'daki Papalık okullarında lisansüstü eğitim görmek için gelen dindar Katolik genç kadın ve erkeklerin kaldığı bir yurt. Gana, Ruanda, Amerika, Avusturya, Slovenya, Makedonya, Polonya'dan arkadaşlar vardı. Müdiresi Donna Orsuto, Gregoriana'da öğretim üyesi bir profesör.
Donna'nın bana gösterdiği yakın ilgiyi, sağladığı kolaylıkları yeterince anlatamam. Örneğin, ben ve arkadaşım Lejla için düzenlediği Kurban Bayramı yemeği, Assisi gezimizde benim rahat namaz kılmam için ayarladığı lüks otelin salonu Vatikan Dinlerarası Diyalog Kurumu eski başkanı Monsenyör Michael Fitzgerald'a doktoraya başvurmak istediğimi söylediğimde birkaç kuruma adıma burs başvurusu yapmıştı. Bu süre içinde üniversite'deki danışmanım, ayni zamanda Cizvit bir rahip olan Prof. Daniel Madigan sadece akademik alanda değil, maddi ve manevi anlamda beni kollayan bir dost oldu.
"Müslüman rahibe"
- Rahibe ve rahiplerin Müslüman bir öğrenciye bakışları nasıl oldu?
Çok saygılı ve sevecen davrandılar.
Beni Hıristiyan zanneden rahipler ve rahibeler çok oldu. Çünkü Kamboçya'dan ve Hindistan'dan gelen çok rahibe vardı. Ama bir Müslüman'ın gelip burada eğitim almak istediğini herhalde kimse düşünemedi. Onlar ilk başta beni kendi ülkesinin geleneklerine göre giyinen bir rahibe sandılar.
Müslüman olduğumu öğrenince "Suora Musulmana" (Müslüman Rahibe) payesini verdiler. Rahibelerle daha sonra bir espri konusu oldu.
- Yabancılık hissettiniz mi?
En çok yabancılık hissettiğim kişiler oraya gelen ya da orada olan Türk bürokratlardı. Örneğin, Ankara'dan bir üniversitenin rektörü Gregoriana'da bir toplantıya davet edilmişti. Adamın benim Türkiye'den gelen bir öğrenci olduğumu öğrendiğinde sorduğu iki veciz soru: "Nerelisin?" "Baban ne iş yapıyor?" Yine bir toplantıda Vatikan Elçilik görevlisi bir Türk beni ve diğer başörtülü iki arkadaşımı görünce "Aa, siz Müslüman mısınız, ben sizi kıyafetinizden dolayı Süryani falan sanmıştım" demişti. Oradaki insanların bizlere alıştığını bizleri sevdiğini gördük ama bizimkilerin garipliklerine şahit olduk.
- Dinlerarası diyalog nasıl olmalı?
Herkes kendi inancında samimi ve bilinçli olduğu takdirde dinlerarası diyalogdan bir zarar gelmez. Farklı din mensuplarının birbirlerini ilmi ve tecrübi yönden tanıması şeklinde olmalı. Yurtta iki yıl beraber kaldığım, teoloji konusunda tartıştığımız, hüzünlerimizi, sevinçlerimizi paylaştığımız, birbirimizi ibadet ederken gözlemlediğimiz, şu an öğretim elemanı olan bir arkadaş şöyle bir itirafta bulunmuştu: "Betül, seni tanımasaydım Müslümanlar'ın manevi hiçbir özellikleri olmadığını düşünmeye ne yazık ki devam edecektim!" Teolojik plüralizm üzerine kurulu, inançlar arasındaki benzer yönleri öne çıkarıp farklılıkları ikinci plana iten toplu-ibadet tarzı girişimleri tasvip etmiyorum.
- Gördüğünüz eğitimin inancınız üzerinde etkisi oldu mu?
Örneğin konuşurken "Allah" ifadesi yerine "Tanrı" kelimesini kullanıyor olmanız etkilendiğinizin bir belirtisi mi? Şunu rahatlıkla ifade edebilirim: Ben bilinçli ve idealist bir anne ve baba tarafından eğitildim. İtikat anlamında bilinçli olduğumu düşünüyorum. Onların inanışları beni etkilemedi. Tam aksine inancım daha sağlam ve kuvvetli oldu. Tanrı ifadesini kullanmaya gelince; dua ederken Allah'ım derim, Tanrı'm demem. Sohbet sırasında "Tanrı" ifadesini kullanmam akademik ve objektif olmak kaygımdan kaynaklanıyor. Çünkü Hıristiyan inancına göre Allah'ın birliği farklıdır. Onlar "Tanrı" dediklerinde bizim dediğimiz "Allah'ı" anlamıyorlar ve algılamıyorlar. Tanrıyı jenerik bir terim olarak kullanıyorum.
- Kesintisiz 24 yıllık eğitiminiz var. Vatikan'daki eğitim size ne kazandırdı?
Gidiş amacım öğrenmekti. Sorularım vardı. Bu sorularıma daha fazla bilgi ve bilimle cevap bulacağıma inanıyorum. Sorularıma orada cevap bulacağım düşüncesiyle gittim. Sorularımın cevaplarını buldum. Kafamda yeni sorular oluştu. Değiştim, büyüdüm, olgunlaştım. Artık Türkiye ve dünyaya daha faklı bir gözle bakıyorum. Bulunduğum ortam, Katolik dünyanın kalbi olarak sadece eğitim değil, bir dünya minyatürü olarak çok zengin bir kültürel ortam sağladı. Örneğin, sınıfta yan yana oturduğunuz Vietnamlı bir rahiple ya da Hintli bir rahibeyle çok samimi dostluklar kurabildim. Lübnan'da, Kore'de, adını bile duymadığınız yerlerdeki insanlar neler yaşıyor, neler hissediyor, bunları öğrenebiliyorsunuz. Ama bence en önemlisi, akidesini (örneğin Hıristiyanlık'taki Teslis ve Tanrı anlayışı) bir Müslüman olarak paylaşmadığınız bir insanla çok derin manevi tecrübeler yaşayabiliyorsunuz. Aynı yurtta kaldığımız bir arkadaş Roma'da bir manastır hayatına katılmaya karar verdi. Burası ilhamını St. Augustinius'tan alan, ibadet ve tefekkür yönleri ön planda olan, mensuplarının sürekli manastır içinde yaşadığı bir yer. Yani benim savunduğum "halvet der encümen" anlayışına tamamen zıt bir tarz. Arkadaş manastıra katılma törenine beni de çağırmıştı. Tören esnasında, başrahibe arkadaşı kendi aralarına davet edip boynuna haçlı kolyeyi geçirdiğinde gözyaşlarımı tutamamıştım. Genç bir hanımın hayatının tümünü Tanrı'ya ibadete adama iştiyakı beni çok etkilemişti. Bir başka örnek: Gregoriana'da yemek yenen, ders çalışılıp sohbet edilen bir öğrenci salonu vardı. Okulda, namazlarımı burada kılardım. Bir gün namazımı tam bitirdiğimde arkamdan bir ses Arapça "Allah kabul etsin" dedi. Ben de alışkın olduğum şekilde Arapça "Hepimizinkini" diyerek karşılık verdim. Arkamı döndüğümde Arap bir rahip gülümseyerek bana bakıyordu.
8 Mayıs 2014 Perşembe
Nijerya Aşırı İslamcı Boko Haram'a karşı yardım bekliyor.
Boko Haram örgütünün 276 kız öğrenciyi kaçırmasının ardından tüm dünyanın dikkati Nijerya’ya çevrildi. Boko Haram, Nijerya’nın güvenliğini giderek daha fazla tehdit ediyor.
Nijerya'da öfke büyük. Aşırı İslamcı Boko Haram örgütünün saldırıları artıyor. Abuja'nın banliyölerinden Nyanya'da düzenlenen saldırılar da örgüt militanlarının başkente kadar ulaştığını gösterdi. Başkent sakinleri korku içinde. Terör endişesinin arttığı Nyanya'da bir Nijeryalı uluslararası toplumdan yardım istiyor:
"Buraya gelmeli ve bize yardım etmeliler. Durum çok kötü. Biz Nijeryalılar acı çekiyoruz. Bu ülkede artık güvenlik diye birşey yok. Devlet Başkanı deniyor, ama hiçbir şeyi değiştiremiyor."
Askerler deneyimsiz
ABD, kız çocuklarının kaçırılmasının ardından kurtarma çalışmalarına destek olması için ülkeye özel bir ekip gönderdi. Ancak Nijeryalılar bunun yeterli olup olmadığını sorguluyor. 12 yıldan beri varlığını sürdüren Boko Haram örgütü, kurucusu Muhammed Yusuf'un ölümünün ardından daha da radikalleşti ve kanlı saldırılar düzenlemeye başladı. Nijerya'daki İnsan Hakları Yazarları adlı sivil toplum kuruluşundan Nndozie Onwubiko, gelişmeleri kaygı ile izlediğini belirtiyor:
Nijerya'da kaçırılan kız çocuklarının serbest bırakılması için düzenlenen bir gösteriden
Nijerya'da kaçırılan kız çocuklarının serbest bırakılması için düzenlenen bir gösteriden
"Bu kişiler geceyi kalkan yapıp geliyor, saldırıyor ve sonra ortalıktan yok oluyorlar. Silahlılar ve çok iyi eğitilmişler. Bu nedenle askerlerimizin çok yoğun bir eğitimden geçirilmeleri gerekiyor."
Bu yöndeki talepler uzun zamandır dile getiriliyor. Orduyu eleştirenler, askerlerin sadece geleneksel savaşlar için eğitim aldığına, hareket halindeki teröristlerle mücadele deneyimleri bulunmadığına dikkat çekiyor. Geçen yıldan beri sınırda teröristlere karşı düzenlenen askeri operasyonlardan alınan sonuçlar sınırlı. Konrad Adenauer Vakfı'nın Abuja temsilcisi Hildegard Behrendt-Kigozi, bu nedenle örgütle diyalog seçeneğinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor:
"Boko Haram'la ne zaman bir diyalog kurulabileceğini, bunun mümkün olup olmadığını ya da kısmen mi mümkün olabileceğini bilmiyorum. Bunun kısmen mümkün olacağına inanıyorum. Ama genel bir diyolog olur mu, emin değilim. Yakında diyaloğun başlamasını ve saldırıların ülkeye yayılmamasını umut ediyorum."
Canlı kalkan endişesi
Ancak şu anda acil olarak yapılması gereken, kaçırılan 276 kız çocuğunun kurtartarılması. Kız öğrenciler üç haftadan uzun bir zamandır Boko Haram militanlarının elinde ve örgüt lideri Ebubekir Şekau, kızları köle olarak satmak istediklerini söylüyor. Hızla harekete geçilmesi gerekli, ancak bu çok da kolay bir operasyon olmayacak. Zira İslamcı militanların kız çocuklarını canlı kalkan olarak kullanmasından endişe ediliyor.
©Deutsche Welle Türkçe
Katrin Gaensler
DW.DE
Radikal İslamcılar 200'den fazla kişiyi öldürdü
Nijerya’da radikal İslamcı Boko Haram örgütünün düzenlediği saldırıda görgü tanıklarının verdiği bilgilere göre 200’den fazla kişi hayatını kaybetti. (07.05.2014)
8 kız daha kaçırıldı
Nijerya’da 200’den fazla kız öğrenciyi bulmak için çalışmalar sürerken radikal İslamcı Boko Haram örgütü tarafından 8 kız daha kaçırıldı. (06.05.2014)
Terör foruma gölge düşürdü
Dünya Ekonomik Forumuna ev sahipliği yapan Nijerya güvenlik tedbirlerini artırdı. Devlet Başkanı Goodluck Jonathan, Boko Haram terörüne seyirci kalmakla eleştiriliyor. Halk, hükümetin adım atmadığını iddia ediyor.
Nijerya'da öfke büyük. Aşırı İslamcı Boko Haram örgütünün saldırıları artıyor. Abuja'nın banliyölerinden Nyanya'da düzenlenen saldırılar da örgüt militanlarının başkente kadar ulaştığını gösterdi. Başkent sakinleri korku içinde. Terör endişesinin arttığı Nyanya'da bir Nijeryalı uluslararası toplumdan yardım istiyor:
"Buraya gelmeli ve bize yardım etmeliler. Durum çok kötü. Biz Nijeryalılar acı çekiyoruz. Bu ülkede artık güvenlik diye birşey yok. Devlet Başkanı deniyor, ama hiçbir şeyi değiştiremiyor."
Askerler deneyimsiz
ABD, kız çocuklarının kaçırılmasının ardından kurtarma çalışmalarına destek olması için ülkeye özel bir ekip gönderdi. Ancak Nijeryalılar bunun yeterli olup olmadığını sorguluyor. 12 yıldan beri varlığını sürdüren Boko Haram örgütü, kurucusu Muhammed Yusuf'un ölümünün ardından daha da radikalleşti ve kanlı saldırılar düzenlemeye başladı. Nijerya'daki İnsan Hakları Yazarları adlı sivil toplum kuruluşundan Nndozie Onwubiko, gelişmeleri kaygı ile izlediğini belirtiyor:
Nijerya'da kaçırılan kız çocuklarının serbest bırakılması için düzenlenen bir gösteriden
Nijerya'da kaçırılan kız çocuklarının serbest bırakılması için düzenlenen bir gösteriden
"Bu kişiler geceyi kalkan yapıp geliyor, saldırıyor ve sonra ortalıktan yok oluyorlar. Silahlılar ve çok iyi eğitilmişler. Bu nedenle askerlerimizin çok yoğun bir eğitimden geçirilmeleri gerekiyor."
Bu yöndeki talepler uzun zamandır dile getiriliyor. Orduyu eleştirenler, askerlerin sadece geleneksel savaşlar için eğitim aldığına, hareket halindeki teröristlerle mücadele deneyimleri bulunmadığına dikkat çekiyor. Geçen yıldan beri sınırda teröristlere karşı düzenlenen askeri operasyonlardan alınan sonuçlar sınırlı. Konrad Adenauer Vakfı'nın Abuja temsilcisi Hildegard Behrendt-Kigozi, bu nedenle örgütle diyalog seçeneğinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor:
"Boko Haram'la ne zaman bir diyalog kurulabileceğini, bunun mümkün olup olmadığını ya da kısmen mi mümkün olabileceğini bilmiyorum. Bunun kısmen mümkün olacağına inanıyorum. Ama genel bir diyolog olur mu, emin değilim. Yakında diyaloğun başlamasını ve saldırıların ülkeye yayılmamasını umut ediyorum."
Canlı kalkan endişesi
Ancak şu anda acil olarak yapılması gereken, kaçırılan 276 kız çocuğunun kurtartarılması. Kız öğrenciler üç haftadan uzun bir zamandır Boko Haram militanlarının elinde ve örgüt lideri Ebubekir Şekau, kızları köle olarak satmak istediklerini söylüyor. Hızla harekete geçilmesi gerekli, ancak bu çok da kolay bir operasyon olmayacak. Zira İslamcı militanların kız çocuklarını canlı kalkan olarak kullanmasından endişe ediliyor.
©Deutsche Welle Türkçe
Katrin Gaensler
DW.DE
Radikal İslamcılar 200'den fazla kişiyi öldürdü
Nijerya’da radikal İslamcı Boko Haram örgütünün düzenlediği saldırıda görgü tanıklarının verdiği bilgilere göre 200’den fazla kişi hayatını kaybetti. (07.05.2014)
8 kız daha kaçırıldı
Nijerya’da 200’den fazla kız öğrenciyi bulmak için çalışmalar sürerken radikal İslamcı Boko Haram örgütü tarafından 8 kız daha kaçırıldı. (06.05.2014)
Terör foruma gölge düşürdü
Dünya Ekonomik Forumuna ev sahipliği yapan Nijerya güvenlik tedbirlerini artırdı. Devlet Başkanı Goodluck Jonathan, Boko Haram terörüne seyirci kalmakla eleştiriliyor. Halk, hükümetin adım atmadığını iddia ediyor.
6 Mayıs 2014 Salı
"Öldürmek helal eğitim haram!"
Türk Hava Yolları, internete düşen ve Türkiye’den Nijerya’ya silah taşındığı iddiasını içeren ses kayıtları sonrası “Yasak ülkelere silah taşımıyoruz” derken gözler Nijerya’ya çevrildi. Afrika’nın en büyük petrol üreticisi ülkesi olan Nijerya, aynı zamanda yasa dışı silahların geçiş noktası.
Ülkede radikal İslamcı Boko Haram (Batılı tarzda eğitim haram) örgütü, hükümeti devirerek şeriat devleti kurmak için son dönemde saldırıları artırdı, militanlar geçen ay 59 öğrenciyi katletmişti.
ÖNCEKİ GÜN internette yayınlanan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Mustafa Varank ile THY Özel Kalem Müdürü Mehmet Karataş arasında olduğu iddia edilen ses kayıtları “Türkiye’den Nijerya’ya silah mı gidiyor” sorularına yol açtı. Karataş, “Onlarca malzeme taşıyorum, Nijerya’ya gidiyor şu anda. Tamam mı?Müslümanları mı Hıristiyanları mı öldürecek, vebal altındayım haberin olsun” diyor. Söz konusu görüşmeyle ilgili THY, “Yasak ülkelere silah taşımıyoruz” açıklaması yaparken, Lagos merkezli İngilizce yayın yapan Nijerya sitesi ‘pmnewsnigeria.com’, AFP ajansının tüm dünyaya geçtiği tape haberini yayınladı. Karataş’ın kendisini suçlu hissettiği belirtilen haberde sızan tapelerin küresel bir oyuncu olmayı hedefleyen THY’nin imajına zarar verebileceği yorumu yapıldı.
PETROL ZENGİNİ FAKİR ÜLKE
Gözler şimdi konuyla ilgili açıklama yapmayan Nijerya’ya çevrildi. Farklı etnik kökenlere ev sahipliği yapan 170 milyon nüfuslu Nijerya, doğal kaynaklar yönünden son derece zengin bir ülke. Afrika’nın en büyük petrol üreticisi olmasına rağmen nüfusunun yarısından fazlası ise günlük iki dolarla yaşıyor. Ülkenin kuzey eyaletlerinde ağırlıklı olarak yoksul Müslümanlar, Kanur ve Hausa etnik grupları yaşıyor. Güneyde petrol kaynaklarının yaklaşık yüzde 90’ının bulunduğu Nijer Deltası ise Hıristiyan nüfusun kontrolünde.
BOKO HARAM KORKUSU
İsmi yerel Hausa dilinde “Batılı tarzda eğitim haram” anlamına gelen Boko Haram isimli radikal İslamcı örgüt ise kuzeyde hükümeti devirip İslami bir ülke kurmak için savaşıyor. 2002’den kurulan örgüt, 2009’dan beri okullar, kiliseler ve Hıristiyan köylerinin yanı sıra, Müslüman köylerine de saldırılar düzenliyor. 10 bin kişinin ölümünden sorumlu tutulan örgütün saldırıları nedeniyle 300 bin kişi evlerini terk etti. Hıristiyan milislerin de misilleme saldırılarıyla Nijerya dini çatışmaların en sert yaşandığı ülkelerden biri.
Ülkede radikal İslamcı Boko Haram (Batılı tarzda eğitim haram) örgütü, hükümeti devirerek şeriat devleti kurmak için son dönemde saldırıları artırdı, militanlar geçen ay 59 öğrenciyi katletmişti.
ÖNCEKİ GÜN internette yayınlanan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Mustafa Varank ile THY Özel Kalem Müdürü Mehmet Karataş arasında olduğu iddia edilen ses kayıtları “Türkiye’den Nijerya’ya silah mı gidiyor” sorularına yol açtı. Karataş, “Onlarca malzeme taşıyorum, Nijerya’ya gidiyor şu anda. Tamam mı?Müslümanları mı Hıristiyanları mı öldürecek, vebal altındayım haberin olsun” diyor. Söz konusu görüşmeyle ilgili THY, “Yasak ülkelere silah taşımıyoruz” açıklaması yaparken, Lagos merkezli İngilizce yayın yapan Nijerya sitesi ‘pmnewsnigeria.com’, AFP ajansının tüm dünyaya geçtiği tape haberini yayınladı. Karataş’ın kendisini suçlu hissettiği belirtilen haberde sızan tapelerin küresel bir oyuncu olmayı hedefleyen THY’nin imajına zarar verebileceği yorumu yapıldı.
PETROL ZENGİNİ FAKİR ÜLKE
Gözler şimdi konuyla ilgili açıklama yapmayan Nijerya’ya çevrildi. Farklı etnik kökenlere ev sahipliği yapan 170 milyon nüfuslu Nijerya, doğal kaynaklar yönünden son derece zengin bir ülke. Afrika’nın en büyük petrol üreticisi olmasına rağmen nüfusunun yarısından fazlası ise günlük iki dolarla yaşıyor. Ülkenin kuzey eyaletlerinde ağırlıklı olarak yoksul Müslümanlar, Kanur ve Hausa etnik grupları yaşıyor. Güneyde petrol kaynaklarının yaklaşık yüzde 90’ının bulunduğu Nijer Deltası ise Hıristiyan nüfusun kontrolünde.
BOKO HARAM KORKUSU
İsmi yerel Hausa dilinde “Batılı tarzda eğitim haram” anlamına gelen Boko Haram isimli radikal İslamcı örgüt ise kuzeyde hükümeti devirip İslami bir ülke kurmak için savaşıyor. 2002’den kurulan örgüt, 2009’dan beri okullar, kiliseler ve Hıristiyan köylerinin yanı sıra, Müslüman köylerine de saldırılar düzenliyor. 10 bin kişinin ölümünden sorumlu tutulan örgütün saldırıları nedeniyle 300 bin kişi evlerini terk etti. Hıristiyan milislerin de misilleme saldırılarıyla Nijerya dini çatışmaların en sert yaşandığı ülkelerden biri.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Makyaj yaparken yapılan hatalar nelerdir? Makyaj yapmayı her birimiz çok seviyoruz. Herkesin gerek günlük gerekse özel günlerde uyguladığı...
-
Modayı yakından takip eden çinli kızların şıklık yarışı pekin sokaklarını rengarenk doldurdular.Kalabalıklar içinde hemen göze çarpan alımlı...
-
Çok sıcak çok can yakıcı modeller.Erkekler bu sene kızlardan gözünü alamayacaklar. İşte bikini modelleri.
2022 bikini yaz modası
Çok sıcak çok can yakıcı modeller.Erkekler bu sene kızlardan gözünü alamayacaklar. İşte bikini modelleri.





